News

‘Aydınlatma tasarımında güncel yaklaşımlar’

‘Türk Mimari Aydınlatma Tasarımı?nda güncel yaklaşımlar’ adlı konuşma metnidir. Türkiye’de aydınlatma sanayii, 60’lı yılların sonlarında, uluslararası firmaların lamba ve komponent üretmek üzere fabrikalarını kurmaları ile başlar. Türk müteşebbislerin dekoratif armatür üretim tesislerini işletmeye açmaları ile 70’li yılların başında çeşitlenme ve ulusallaşma yolunda ilk adımlar atılır. Yapılan işler, genel olarak yurtdışında görülen ürünlerin benzerlerini üretmektir. 1970’li yılların sonlarında ilk üreticilere yenilerinin katılmasıyla sektör biraz daha gelişme kaydeder ve nihayet  1980’li yıllarda Avrupa’dan ürün getiren ithalatçıların sektöre girmeleri ile sektörü bugüne taşıyan gelişme süreci başlar. 1995 yılında görevi Türkiye?de Aydınlatma alanında ilerlemeleri ve çalışmaları özendirmek, yürütmek ve akademik olarak desteklemek amacıyla ATMK kurulmuştur. Yine bu dönemde, 1997 yılında, sektörde kimlik bilinci ve sinerji oluşturmak, kollektif işleri geliştirmek, üniversite/sanayi ilişkilerini geliştirmek, standartlara uyum sürecini hızlandırmak ve üreticilerin global piyasada temsilini sağlamak amacı ile AGİD kurulmuştur. 1994 krizi ile birlikte ithalat gerileyip ihracatta artış gözlenmiştir.  Ancak 1996-2000 yılları arasında ithalat ihracata kıyasla tekrar öne geçmiştir. 2000 yılında 4.9 Milyon YTL olan yıllık üretim rakamlarımız 4 yıl gibi kısa bir süre içinde hızlı bir tırmanışla dört kat artış göstererek 18.939.798 civarına çıkmıştır. Bu inşli çıkışlı dönem, aydınlatma sektörünü , ülkemiz için hızlı gelişen, getirisi yüksek ve katma değeri hatırı sayılır derecede önem taşıyan bir sektör olarak yerini almaya hazır hale getirmiştir. 2001 yılındaki ekonomik kriz sonrasında Türkiye Aydınlatma Sektörü ihracata hızla yönelmiş ve ihracatçı kimliği ile ön plana çıkmıştır. 2002 ve 2003 yılları ve sonrasında  ise ihracatta artış trendi devam etmiştir. Bu yıllarda gelişen Türk aydınlatma sektörü, bir yandan ulusal pazarda mimarların projelerindeki aydınlatma seçeneklerini çoğaltmış, diğer yandan da ürünlerini yurtdışı pazarlara ihraç etmeye başlamıştır. Türkiye?de uluslararası kalite standartlarında üretim yapan firmaların sayısı her geçen gün çoğalmaya devam etmiştir. AGİD in 2008 verilerine göre Türk aydınlatma sektörü  yaklaşık 200 Milyon USD civarında ihracat ve %20 lik büyüme seviyelerine ulaşmıştır. Son 20 yılda yakalanılan gelişim trendinin zor koşullara ramen bu gün de başarı ile devam ettirilmekte olduğunu görmek umut vericidir. Sektörün 2023 yılı ihracat öngörülerine bakarsak hacmin 1milyar dolar seviyelerini rahatlıkla aşabileceğini görebilirz. Günümüzde mimari aydınlatma, çevremizin vazgeçilmez bir parçasını oluşturmaktadır. Her geçen gün yaklaşımlar ve teknolojiler değişmektedir. Bu nedenle dünya piyasasında belli bir yer edinmenin yolu öncelikle, teknoloji geliştirmekten, teknolojinin yakınen takip edilmesinden ve buna en güçlü desteği verecek yerli tasarım ve mühendislik kültürünün geliştirlmesinden geçmektedir. Bağımsız aydınlatma tasarımcılarının desteklenmesi ve aydınlatma tasarımı için bir platform olabilme iddası ile yola çıkmış PLDA in yayın organı olan PLD Magazine in 2004 yılında Türkiyede Türkçe olarak yayın hayatına başlaması önemli bir adımdır. Sonrasında Lightworld ve Lighting Magazine gibi dergilerin ve takipçilerinin yayın hayatına başlamaları aydınlatma sektörüne farklı bir bakış açısının hakim olmasına, aydınlatma sektörünü ve yeni nesili bilinçlendirmeye yardımcı olmaktadırlar.  Bu gibi yayın organlarının geliştirdiği internet portalları sektörel bazda bilgi alışverişini kuvvetlendirmektedir. 2006 yılında kurduğumuz ilk Türk bağımsız aydınlatma tasarımı ofisinin ardından bu gün sadece aydınlatma tasarımı proje hizmeti veren Türk aydınlatma tasarımı projes firması sayısı 3.5 yılda 8?i bulmuştur. Bu ofisler Türk aydınlatma tasarımı kültürünün gelişmesini ve sektörel bazda bilincin artmasını sağlarken orta ve uzun vadede üreticilerimizin uluslararası ortamda rekabet edebilmelerine ve tanıtımlarına destek olacakları kanatindeyim. Türk aydınlatma tasartımcıları olarak bu gün bir çok yerli ve uluslararası yatırımcı için Türkiye de ve yurtdışında büyük çaplı bir çok başarılı projelere imza atmaktayız. Bu sayede tasarımsal yaklaşımlarımız gelişmekte, deneyimlerimiz artmakta, teknik ve mevzuat bilgimiz giderek gelişmektedir. Şu an emekleme sürecinde olmamaıza ragmen orta vadede Türk aydınlatma tasarımcılarının da uluslararası çapta ses getirecek  projelere imza atacaklarına ve global ölçekte saygın bir noktaya gelecekleri konusunda emin olduğumu belirtmek isterim. Bağımsız aydınlatma tasarımı ofisleri dışında üretici ve distribütorlüklerde istihdam edilen aydınlatma proje tasarımı yapan yetişmiş proje  tasarımcısı sayısı azımsanmayacak kadar çoktur. Bu ekipler zaten son derece başarılı projelere imza atmaktadırlar. Sevindirici olan unsur yapılan işin sonucunun sorumluluğunu alabilecek çapta bilgi ve deneyimle donanmış, aydınlatma tasarımının oluşturabileceği kültürel sonuçları kavrayabilecek yeni nesil proje tasarımcılarının yetişmeye başlamış olmasıdır. Bu gelişimin sebeplerinden biri de son dönemlerde yapılan bilinçlerndirme ve eğitim çalışmalarıdır. Son yıllarda aydınlatma tasarımı kültürünün çeşitlenmesi ve bu bilincin arttırılması amacıyla birçok etkinlikler ve organizasyonlar başarı ile gerçekleştirilmiş ve durmaksızın gerçekleştirlmeye devam etmektedir. PLD Türkiye Dergisi, AGID, ATMK, İSO gibi kurumlar son dönemde çarpıcı organizasyonlara imza atmışlardır   Bu çalışmaların yayın organları ve kamusal destek olmaksızın gerçekleştirlmeleri tahmin edilebileceği gibi çok zordur. Önemli bir kamusal destek 2007 yılında İstanbul Büyük Şehir Belediyesine ait bir birim olarak kurulan Şehir Aydınlatma ve Enerji Müdürlüğününce verilmiştir. Sn. Muhammet Garip in müdürlüğünü yaptığı birim şehir ölçeğinde bir çok başarılı çalışmaya imza atmıştır. Kamusal alanda bu ve bunun gibi önemli bireysel yada kurumsal desteklerin artarak devam edeceğine eminim. Bilindiği gibi Türkiye komşu ülkeler, Balkanlar, kuzeyimizde Rusya, Türki cumhuriyetler, güneyimizde Afrika ve Ortadoğu gibi geniş bir coğrafya göz önüne alındığında ülkemiz bir ?aydınlatma üssü? olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini bilmek gurur vericidir. Türkiye de ticaret yapan ve yapmak isteyen İtalyan dostlarımızın bu noktada Türkiye deki söz ettiğim gelişmeleri zaten gözardı etmediklerini biliyorum. Bu gelişmeleri; Türk-İtalyan ortaklıkları ile işbirlikleri içinde rahatlıkla destekleyebilir ve çözümleri her iki taraf için de uzun vadeli birliktelikler ? kazançlar oluşturacak şekilde sistematize ededbiliriz. Üretimi konusunda İtalyan ? Türk ortaklığına birçok güzel örnek olduğuna eminim. İsteğimiz bu ortaklıkların aydınlatma sektöründe de artarak devam etmesidir. Özellikle Türk üreticilerin gelişecek bu ortaklıklardan; ürün tasarımı, tasarıma değer katma, tasarımın arkasında durma, tasarım-kalite dengesi, markalaşma yaklaşımları konularında kendilerine dersler çıkarabilir ve kendilerini geliştirebilirler. Bu sayede büyük çaplı kamusal projelere ve uluslararası arenada pazarlara daha rahat giriş yapabilirler. Üretim günmüzde global bir bakış açısı ile ele alınması gereken bir konuyken, aydınlatma tasarımı hizmeti bölgesel mimariye, dolayısı ile kültüre dayalı bir konudur. Nedeni sonucun toplumu ve kültür yapısını etkilemesidir. Biz Türk tasarımcılar zaten Italyan tasarım kültürüne yabancı değiliz. Birçok İtalyan markasını daha öğrencilik yıllarımızda araştırmış, tanımış, sahiplenmiş ve projelerimizde kullanmaya başlamışızdır. Fakat konu aydınlatma proje tasarımına gelince özellikle son dönemlerde biraz farklılaşmaya başlıyor. Çünkü ürün bazında olmasa da hizmet olarak ele aldığımızda mimari aydınlatma çok genç bir tasarım kolu. Teknoloji hızla  gelişiyor ve kafamızdaki imajlar eskisi gibi kalıcılığını devam ettiremez oluyor. Hele de bu mimari aydınlatma tasarımı gibi hem teknik hem tasarımsal hem sanatsal hemde trendlere bağlı değişimlerin takip edilmek zorunda olunduğu bir metaysa..  projenin sonucunun sorumluluğunu alabilen, kendini devamlı geliştiren, aşkla, tutkuyla ve saygıyla çalışan, bölgesel yaklaşımları iyi tanıyan ekiplerin verebileceğii bir hizmet haline geliyor. Aynı projeyi ister İtalyan olsun ister Alman yada Türk üretimi farklı ürünlerle aynı keyifte aydınlatmak artık mümkün. Asıl olan artık üründen ziyade aydınlatma tasarımının ve deneyimin ta kendisi. İtalyan dostlarımıza asıl bu konuda saygı duyuyoruz. Burada aydınlatma tasarımı hizmeti verecek İtalyan dostlarımızın yerli tasarımcılar ile fikir alışverişi yapabilmeleri önemli bir husus. Sadece Türkiyede değil uluslararası çapta her ülkede kendi kültürünün getirdiği beklentileri bilen yerel aydınlatma tasarımcıları ile işbirliklerinin kurulması trendi gittikçe artmaktadır. Aydınlatma tasarımının bölgesel kültüre dayalı bir hizmet olduğunu göz ardı etmemeliyiz. Bu karşılıklı kültür, deneyim alışverişini güçlendireceği gibi yeni fikirlerin ve sinerjinin oluşmasına da yardımcı olacaktır.  Yeni tasarım alanlarının oluşmuş olması eminim ki hem bizler hem İtalyan tasarımcılar için deneyimlerini arttırabilecekleri yeni ortamlar hazırlayacaktır. Kısaca;kendi adımıza hedeflediğimiz ?Türkiye nin bir aydınlatma üssü olması? amacımızı desteklemek  ve bu sayede karşılıklı iş hacmimizi arttırmak için, iki tarafın da her konuda, gerek üretim gerekse tasarımsal onularda oluşturacakları işbirliklerini eskisinden daha çok önemsemeliyiz. Korhan Şişman,  Aralık 2009